5 Ağustos 2011 - 08:20

İran Rehberlik Uzmanlar Meclisi Başkanlık Heyeti üyesi Seyyid Ahmed Hatemi, İslam İnkılabının Asr-ı Saadet'te de olduğu gibi yerel, yabancı ve ajan olarak 3 tür düşmanla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Rehberlik Uzmanlar Meclisi Başkanlık Heyeti üyesi "Seyyid Ahmed Hatemi" dün Tahran'da Şehid Beheşti Üniversitesi El Zehra camiinde Sağlık Topluluğu Gönüllü Seferberlik üyeleri arasında yaptığı konuşmada "İslam dini ta baştan iki cereyanla birlikte olmuştur. Birincisi, dinin gurbette faaliyetlerini başlattığı ve bir an bile durmadığı ilerleme cereyanıdır" dedi.

"Seyyid Ahmed Hatemi" daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tabi bu arada birçok kez sabotaj ve baltalama girişimleri oldu. Nitekim bu evrede tam 80 savaş yapılmış ve İslam dini çökertilmek istenmiştir. İkinci cereyan ise, düşmanlıklar akımıdır. İslam ilerledikçe düşmanlık da aynı ölçüde iç, dış ve içeriye sızma alanlarında İslam'la birlikte hareket ediyordu. Bugün İsam inkılabımız da aynı kadere düşmüş durumunda."

Rehberlik Uzmanlar Meclisi Başkanlık Heyeti üyesi "Seyyid Ahmed Hatemi" daha sonra İran İslam inkılabının başından bu yana bu inkılabın adım adım yüce Allah'ın lütuf ve inayetlerine şahid olduğu ve bazıları emperyalist güçlerle koordineli olan 6 büyük darbeyi başarısız kıldığını hatırlatarak "Ufku karanlık görmemek lazım. İslam inkılabının ufkunu karanlık görenler yüce Allah'ın vaadlerine inanmayanlardır. Bu inkılabın ufku çok aydındır ve Allah'-u Teala'nın lütufları sayesinde düşmanlar rezil, rüsva bir şekilde ortadan kalkacaklardır. Bizim bunda bir kuşkumuz yoktur" ifadesini kullandı.

"Seyyid Ahmed Hatemi" konuşmasının başka bir bölümünde İslam İnkılabının başından beri Asr-ı Saadet döneminde olduğu gibi yerel, yabancı ve ajan olarak 3 tür düşmanla karşı karşıya olduğunun altını çizerek "Bunlardan İslam'a en fazla darbe vuran 3. cereyandır. Yani riya, hile ve iki yüzlülükle iktidarın üst kıvrımlarına sızabilen kimseler. Kuran-ı Kerim "Al-i İmran Suresi"nin 118. Ayetinde bu kesimden "Battane" diye bahseder. Battane, vucuda yapışık duran iç çamaşır demektir. Buna göre Kuran, bu iç çamaşırın "namahrem" olmaması gerektiği uyarısında bulunur" dedi.